Düşüncelerinize dikkat edin, kelimelere dönüşmeden önce. Kelimelerinize dikkat edin, eyleme dönüşmeden önce. Eylemlerinize dikkat edin, alışkanlığa dönüşmeden önce. Alışkanlıklarınıza dikkat edin, karaktere dönüşmeden önce. Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşmeden önce.

Zihinsel olarak tükendiniz mi?
Duygusal olarak boşlukta mısınız?
Fiziksel olarak kendinizi zayıf mı hissediyorsunuz?

Zihinsel, Duygusal ve Fiziksel rahatsızlıkların her zaman keşfedilmesi gereken bir mesajı vardır. Benim, insanların iyi olma halini algılayış şeklim kişinin psikolojisine, duygularına ve sosyal seviyesine bağlıdır; bu da benim çalışma zeminimi oluşturur.

Ağrılı hastalarla çalışırken; psikolojik stresin ve bu sürecin, ağrı algısı ve ağrıyla baş etme yöntemleri üzerindeki etkisini erken dönemde farkına vardım.

Benim ana özelliklerimden biri, kişinin bir durumla baş etme sırasında karşılaştığı zorlukları keşfedebilmek, ümitsizliklerini, stresli duygularını bulabilmek için empati kurmaktır.

Yıllar boyunca bir sürü metot öğrendim; ancak herhangi bir standardı takip etmem. Bir kişiye uyan en iyi yolu bulmak için bütün olasılıkları kullanırım.

Bir kişiyi bir metoda oturtmaya çalışmam, bütün metotları o kişiye uygun bir şekilde kullanırım.

Bir metot, sadece onu kullanan kişi kadar iyidir.

Benim için doğru yol hazır değildir ya da doğru bir metot yoktur; hızlı sonuçların olmadığı gibi. Belki, kişi hızlı değişenlerin farkına hızlı varabilir; ama kesin sonuçlardan bahsedemez.

Her davranış, içsel deneyimlerin bir sonucudur. Danışanlar bilmek istemese de problemli davranışların bilinçdışı çatışmaların en iyi çözümü olduğu gibi.

Kişinin kendi mental sağlığını uzun vadede koruyabilmesi için, hayatında kendisi için uygun bir yankı ve kendisine güven gerekir. Bunun için kişilerin başka kişiler ve kişiliğine uygun konuyla ilgili çevreleri bulması ve kendi gelişimlerine ve bu çevre içindeki etkinliklerine ulaşmaları önemlidir. Bu, hayatın anlaşılması ve yürütülmesiyle ve hayatın açık olan ve olmayan “kurallarıyla” alakalıdır. Bu da kişinin kendi iş hayatını organize etmesini ve özel hayatını sürdürebilmesini ilgilendirir.

İnsanlar neden bana geliyorlar?

Dört ana neden vardır;

  • Tatminsizlik / Duygusuzluk
  • Kararsızlık / Çaresizlik
  • Kendini arama / kişisel gelişim
  • Tükenme durumu

Sorulan sorular:

  • Ben gerçekten kimim?
  • Ben hayattan gerçekten ne istiyorum?
  • Ben neden bu kadar boş hissediyorum?
  • Beni yöneten ne?
  • Ne zaman kendimle gurur duyuyorum?
  • Ne olmazsa yaşayamam?
  • Neden her zaman hasta hissediyorum?
  • Neden ölümden korkuyorum?

Ve daha fazlası…

Nedensel arayış her zaman amaç odaklı değildir ve öneriler vermez. Benim için sezmek ve anlayabilmek başarılı bir koçluğun başarısını garantilemez.

Değişim, sadece duygular aracılığıyla ve bilinçsizce gerçekleşir. Tamamen mantıkla kavramak yeterli değildir. Bu nedenle bir yerlerde sıkışan, kilitlenmiş, bastırılmış ya da görmezden gelinmiş duyguları ararım. Genelde karmaşıklığın nedeni bu duygulardır.

Yaklaşık 30 senelik deneyimlerimde, her şeyi mantığımla yerine oturtmaya çalıştım ve sadece tesadüfen duygularıma önem verdim.

Ama şimdi, onlar benim odağım.

“İyi hissediyorum, o zaman işe yarıyor.”

Bilinçdışı içerikler mantıksal incelemeden kurtulur. Bu nedenle etkili bir koçlukta, danışanın kendi davranışını duygusal olarak fark etmesi çok ciddidir / önemlidir / hassastır.

Etkili koçluk için derinin altına işlemesi gerekir. Bunun için iyi bir zihin, duyusal inceleme bilgeliği, aynı zamanda hedeflenmiş ve doğru ölçüde empati gereklidir.